AÄŸu
07

Vajinit

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Vajinit vajina mukozasının enflamasyonudur ve genelde aşağıdaki üç kategoriye ayrılır:

* Hormonal vajinit doğum sonrası veya menopoz sonrası kadınlarda görülen atrofik vajiniti de kapsar. Vajina duvarlarının ince ve kuru olmasından kaynaklanır. Bazan ergenlik öncesi genç kızlarda da olabilir. Kaşınma, yanma ve acı olabilir. Vajinal dokunun incelmesi enfeksiyonlara yol açabilir
* İrritan vajinit alerji yapan veya tahriş eden maddelerden kaynaklanır. Alerji nedeni prezervatif, spermatisit, sabun, parfüm, vajinal duş ve meni olabilir. Sürtünme, kumaşlar, tampon veya kremler de tahrişe neden olabilir. Bunların neden olduğu enflamasyon vajinal akıntıya neden olabilir.
* Enfeksiyöz vajinit üreme yaşında kadınlardaki vajinitlerin %90′ını oluÅŸturur. Bakteriyel enfeksiyon vajinitlerin en sık nedenidir. Genelde Candida albicans (bir mantar), Trichomonas vaginalis (bir protozoa) veya Gardnerella (bir bakteri) tarafından meydana gelir. Daha ender enfeksiyonlar bel soÄŸukluÄŸu, klamidya, mikoplazma, herpes, kampilobakter ve bazı parazitlerdir.

Önemi
Vajinit başta zararsızdır. Ancak, eğer enfeksiyöz bir organizma ona neden olmuşsa (örneğin klamidya), uterustan fallop tüplerine ve yumurtalıklara yayılabilir. Hamilelik sırasında olan enfeksiyonlar çocuğun erekn ve düşük kilolu doğmasına neden olabilir. İlerlemiş bir enfeksiyon kısırlığa yol açabilir.

(Devamini Oku…)




AÄŸu
07

Enflamasyon

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Enflamasyon, yangı, inflamasyon veya iltihaplanma, canlı dokunun hasara verdiği yanıttır. Enflamasyonlu bir alanda kan akımı artar, bunun sonucunda ısı artışı ve kızarıklık oluşur; doku içine sıvı ve hücre sızmasına ve şişmeye neden olur.

Enflamasyon ÅŸu beÅŸli ile karakterize edilir: kızarıklık (rubor), ısı artışı (calor), ÅŸiÅŸkinlik (tumor), aÄŸrı (dolor) ve kapsanan organlarda disfonksiyon yani fonksiyon bozukluÄŸu görülür (functio laesa). Bu beÅŸ karakteristikten ilk dördü antik zamanlardan beri bilinmektedir ve Celsus’a atfedilir; functio laesa ise eflamasyon tanımına 1858′de Rudolf Virchow tarafından eklenmiÅŸtir.




AÄŸu
07

Sedef hastalığı

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Sedef hastalığı (psöriazis), bir tür multifaktöryel etiyolojili deri hastalığı. HLA-Cw6 doku uygunluk antijeni birçok türünde genetik yönü oluşturur. Bazı ilaçlar ve Emosyonel dalgalanmalar hastalığı ortaya çıkarabilir veya aktifleştirebilir.

Deride, özellikle saçlı deri, diz, dirsek ve sakrum denen kuyruk sokumunda kızarıklık ve deride dökülme ile karakterizedir. Fakat başka birçok farklı formda olabilir. Savunma sistemini baskılayıcı ilaçlarla tedavi edilebilir.




AÄŸu
07

Kıl dönmesi

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Kıl dönmesi kılın deri içine doğru büyümesi halidir. Kıl folikülünün enfeksiyonu (folikülit) ile beraber görülebilir. Traş olmaktan kaynaklanan kronik deri iltihabında (Pseudofolliculitis barbae) da görülebilir. Derinin traş edildiği bölgelerde (sakal, bacak) sık görülmekle beraber hemen her yerde olabilir.

Genelde kuyruk sokumunda meydana gelen, ve içi kıl dolu, acı verici enfeksiyonlar (pilonidal kist) da halk arasında “kıl dönmesi” olarak bilinse de bu enfeksiyonların içinde kıl kökleri bulunmadığı için nedeni kılların deri içine doÄŸru büyümesi deÄŸildir.

Nedenleri
Kılın sivri uçlu olarak kesilmesine neden olabilecek her şey buna neden olabilir. Başlıca neden traştır, bunu sıkı giyim izler. Deri içine giren kıl yerel bir enflamasyona neden olabilir.

Belirtiler
* Deride kızarıklık.
* Kaşıntı.
* Traş olmaya rağmen kalan kıl.

Tedavi
1. İritasyonu gidermek için aftershave kullanmak.
2. Özel cımbızla dönmüş kılları çekmek.
3. Traşı farklı yönde yapmak.
4. Kılın büyümesine izin vererek onu düz uzamasına sağlamak.
5. Kılı uzun bırakan traş makinaları kullanmak.
6. Kese, fırça veya asitli kremle derinin dış tabakasını dökmek.
7. İbuprofen veya diğer NSAID ilaçlar kullanmak.
8. Glikolik asit ile günde iki kere koruyucu tedavi yapmak.

Kıl dönmelerinin enfeksiyonu durumunda bir dermatolog görülmelidir.




AÄŸu
07

Kandidiyaz

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Kandidiyaz, herhangi bir Candida türüne bağlı olarak gelişen herhangi bir mantar enfeksiyonu için kullanılan genel addır. Kandidiyaz başka adlarla da anılabilmektedir ve bunlar şöyle sıralanabilir:
* Kandida enfeksiyonu, kandidoz ve kandidiyazis.
* Moniliyaz ve moniliyazis.

Kandidiyaz etkeni olan Candida türleri içinde en önemlisi, en sık saptanan etken olduÄŸu için, Candida albicans’tır (kandida albikans okunur).

Hastalığın görüldüğü yerler
Bağışıklık sistemi normal çalışan kişilerde, kandidiyaza genellikle yalnızca bedenin dışarıya açık ve nemli bölgelerinde rastlanır:

* Ağız içi (pamukçuk)
* Vajinada (vajinal kandidiyaz)
* Derinin kat yaptığı yerler (kalça, popo, koltuk altları, (intertrigo); bebeklerde alt bezi bölgesinde (pişik enfeksiyonu)
* Parmak araları
* Üst dudağın alt dudağı örttüğü dudak kenarında (perleş, Anguler Keilitis)

Kandidiyaz, vajina iritasyonunun (vajinit) ikinci başlıca nedenidir. Peniste de özellikle sünnet olmamış erkeklerde görülebilir.

Bağışıklık yetmezliğinde kandida enfeksiyonu ağızdan yemek borusuna (özofagus) yayılıp sistemik hale gelebilir, bunun sonucu çok daha ciddi bir durum olan fungemidir. Sistemik enfeksiyon, sindirim sistemiyle ilgili ameliyatlarda, yanık vakalarında ve damardan beslenme amacıyla takılmış kateterler yoluyla da olabilir. Candida kan yoluyla vucuda yayılır, kalp kapakçıklarında yerleşirse ateş, kalpte üfürüm olur, dalakta şişme olur; gözde enfeksiyon körlüğe yol açar; kan veya böbrek enfeksiyonu ateş, çok düşük tansiyon (şok) ve düşük idrar üretimine neden olur.

Üç ilâ dokuz yaş arası çocuklarda ağızda kronik mantar enfeksiyonları olabilir. Ağzın etrafında beyaz benekler şeklinde görünür. Ancak bu ender bir durumdur.




AÄŸu
07

Güneş yanığı

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Güneş yanığı, derinin güneş ışığına kısa sürede ve aşırı miktarda maruz kalması sonucunda meydana gelen bir rahatsızlık. Dalga boyu 300 nanometre civarında olan ultraviyole ışınları buna sebeb olur. Işığa maruz kalan deri önce en dış tabakasını kalınlaştırarak ışığın tesirinden kendini korumaya çalışır. Hemen ardından deriye rengini veren bir pigment olan Melanin yapımını arttırır. Derinin rengi bu pigmentin artmasından dolayı koyulaşır. Işığa maruz kalma daha da uzarsa 1-24 saat içinde rahatsızlık belirtileri kendini göstermeye başlar. Belirtiler hafif bir kırmızılıktan derinin balonlaşmasına kadar değişir.

Yazın ilk defa güneÅŸlenmeye çıkanlar 30 dakikadan fazla kalmamalıdır. Sabah saat 10.00′dan önce, akÅŸamüstü saat dörtten sonra güneÅŸ ışınlarının en az zararlı oldukları zamanlardır. Bulutlar güneÅŸin ultraviyole ışınlarının büyük kısmını zaptederlerse de, bir kısmını bıraktıklarından gölgede de yanma olmaktadır. Atmosferin üzerine sanki özel olarak döşenmiÅŸ olan ozon tabakası, güneÅŸin öldürücü ÅŸualarının büyük bir bölümünü tutmaktadır. GüneÅŸ yaÄŸları ve kremleri mutlak koruyucu olarak bilinmemelidir. Bunların içinde % 5 amino benzoik asit ihtiva edenleri en faydalı olanlardır.

Güneş yanığının tedavisinde ilk yapılacak olan soğuk komprestir. Ağrı giderici pomatlara rağbet etmemelidir. Şiddetli yanıklarda steroit ihtiva eden haplar doktor tavsiyesine göre kullanılabilir.




AÄŸu
07

Grover’s hastalığı

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Grover’s hastalığı, göğsü ve sırtı etkileyen bir hastalıktır. ÇoÄŸunlukla 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Kadınlarda ve 50 yaşın altındaki kiÅŸlilerde daha seyrek rastlanır. Herhangi baÅŸka bir rahatsızlığa sahip olanlar arasında daha yaygın olmakla birlikte saÄŸlıklı bireylerde de görülebilir. Genellikle birdenbire ve yazdan ziyade kış mevsiminde ortaya çıkar.

Belirtileri
Sırtın ve göğsün orta bölgelerinde, seyrek olarak da başka yerlerde küçük, kırmızı kabarık noktalara yol açar. Çoğunlukla kaşıntı görülse de hiç bir belirti olmayabilir. Noktalar su toplayabilir ya da kabuk tutabilir. Hafif bir kanama olabilir.

Sebepleri
Hastalığa neyin sebep olduÄŸu bilinmemektedir. Bazen terlemeyi ya da sıcak baÄŸlantılı beklenmedik bir stresi takiben ortaya çıktığı için ter bezleri ile iliÅŸkili olabileceÄŸinden şüphelenilmektedir. Ancak kuru ciltlerde de görülebilir. Hastaların çoÄŸu güneÅŸten zarar görmüş kiÅŸilerdir. Bir çok Grover’s vakası 6 - 12 ay sürer. Daha uzun sürdüğü ya da mevsimsel deÄŸiÅŸikliklerle gidip geldiÄŸi olur.

Tedavileri
Grover’s hastalığını iyileÅŸtien bir tedavi yoksa da aÅŸağıdakiler faydalı olabilir:

* Vücudu serin tutmak: Terlemek kaşıntılı noktaların sayısını artırabilir.
* Kaşıntıyı hafifletmek için hastalıklı bölgeye sık sık hafif bir topikal steroid sürülebilir. Örneğin serinletici bir losyon içinde hidrokortizon kullanılabilir.
* Nemlendirici kremler iÅŸe yarayabilir.
* Kalkipodriol kremin faydalı olduğu rapor edilmiştir.
* Bazı hastalara tetrasiklin ya da ağızdan alınan antifungal ilaçlar iyi gelir.
* Fototerapi faydalı olabilir ama aynı zamanda hastalığı azdırabilir de.
* Deneysel olarak asitretin ya da İzotretinoin gibi ağızdan alınan retinoidlerin faydalı olduğu rapor edimiştir. Ancak bunların ciddi yan etkileri vardır ve hafif vakalar için gerekli değildir.




AÄŸu
07

Egzama

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Egzama, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan ve deride kızarıklık, şişme, veziküller, kaşıntı gibi belirtilerle görülen daha çok psikosomatik nedenli deri hastalığı. Başlıca özelliği, kızarık deri üzerinde beliren kabarcıklardır. Akut, kronik, yaş ve kuru egzama gibi türleri vardır.

Egzama çeşitleri
Kenarlı hebra egzaması
Apış arasında ve uylukta görülen mantar hastalığı. Bir dermatofitondan (Epidermophyton floccosum, Tricadan rubrum, T. interdigatele) ileri gelen kenarlı egzamalar erkeklerde daha sık görülür. Kaba etin iç yüzeyinde, kenarları grintili çıkıntılı, ortası daha soluk, kırmızı lekeler ortaya çıkar. Lekeler bir yan da ya da iki yanda olur, kaşıntılıdır ve kenarları kabarcıklarla sınırlıdır. Mantar ilaçlarıyla tedavi edilir.

Seboreli egzama
Seborenin görüldüğü bögelerde yerleşen kırmızı, pullu, yağlı görnümlü lezyonları içeren deri hastalığı. Seboreli egzama, saçlı deride ve bunun kenarlarında, alında (seboreli kask), kaşların üzerinde ya da aralarında, burun-yanak oluklarında, kulak arası girintilerde, kulak yolunda, göğüs kemiğinin orta yerinde (seboreli madalyon) görülür. Bazı egzamamsı (egzamatit) deri hastalıkları ile sınırları pek belirsizdir. Tedaviden kolaylıkla sonuç alınabilir (indirgenler özellikle yerel kortikoitler) fakat bu egzama tipi bir hastalıktan fazla bir durumu belirtiğinden yinelemeler her zaman olasıdır.

Egzama en sık görülen deri hastalığıdır

Şekiller ne olursa olsun, üstderide dokusal bir birime her zaman rastlanır: egzoseroz ve sponijoz (süngerleşme). Maphigi mukoza cisimcikleri oluşan sıvıyı emer, hücreleri birbirinden ayırır, sonra desmoslarda hücreleri birleştiren bağları koparır ve üsderinin içinde kabarcık oluşmasına yol açar.Böylece egzama birçok evreden geçer:kızarıklık, kabarcıklanma, akıntı ve (kabarcıklar kuruduktan sonra) parlaklık ve pullanma.

Fakat bu evrelerin hepsi birden bulunmayabilir, çoğu zaman bunlardan biri üstün durumdadır. Egzama akut olabileceği gibi (genellikle akıntılı ve çok kaşıntılı) süreğen de (kronikleşme) olabilir. (o zaman daha çok kızarıklık ve pullu, zaman zaman kabarcıklı ve değişik şiddetle kaşıntılı).

Yer yer madeni para biçiminde olabileceği gibi yaygın da olabilir. Bazı yerleşim bölgeleri karakteristiktir.

Ellerde disidrozgörünümündedir. Memelerdeki egzama her zaman çift taraflıdır ve çoğu zaman bir uyuz belirtisidir. Memede, bir yanda egzamaya benzer bir deri hastalığı görüldüğünde Paget deri hastalığı akla gelmelidir (kanser hastalığı).
(Devamini Oku…)




AÄŸu
07

Cüzzam

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Cüzzam veya lepra, Hansen basili (Mycobacterium leprae) adı verilen bir mikroorganizmanın yol açtığı, çevresel sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen, bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık eski dönemlerde miskin hastalığı olarak da adlandırılmıştır.

Çağlar boyu çok korkulan bir hastalık olan cüzzam, birçok yazıya ve sinema yapıtına da konu olmuştur.

Tarihçe
Cüzzam hastalığının ilk kez ne zaman ortaya çıktığını kesin olarak belirlemek halen mümkün olmasa da hastalığı tanısı ile ilgili ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 600′lü yıllara aittir [1][2]. Hint, Mısır ve Çin uygarlıklarının bu tarihten daha önceleri M.Ö. 16-13. yüzyıllarda hastalığı tanıdıkları var sayılmaktadır. Bu zaman dilimine tarihlenen Mısır’da bulunan bazı kalıntılar varsayımı desteklemektedir. Eski Yunanlılar ve Araplar’ın da hastalığı tanıdıkları düşünülmektedir.

Bazı kaynaklar cüzzam’ın Avrupa’ya Hindistan’dan Büyük İskender’in ordusunun askerleri ile, bazıları da Roma askerleri tarafından taşındığını öne sürerler.

Cüzzam Haçlı seferleri sırasında oldukça yaygın bir hal almıştır. Hastalık yaygınlaşmaya başladıkça cüzzamlılar adeta lanetlenmiş kimseler olarak kabul edilip, toplumdan dışlanmışlardır. Tedavisinin bilinmediği dönemlerde cüzzamlılar yerleşim birimlerinden uzak yerlere hatta özel adalara sürülerek, buralarda kendi hallerine bırakılmaktaydılar.
(Devamini Oku…)




AÄŸu
07

Akşınlık

Yorum Yok »


Kategori: Diğer Hastalıklar.

Akşınlık ya da albinizm, soydan geçen bir metabolizma hastalığıdır.

Binlerce insanı ya da hayvanı etkileyen genetik bir bozukluk olan akşınlık renklenmeyi sağlayan melanin pigmenti yokluğu ya da azlığından kaynaklanır. Gözler, deri, saçlar ve bedenin öbür bölümlerini etkileyebilir.

Akşınlarda (gerek insan, gerek hayvan) deri çok ince ve beyazımsı (ya da hafifçe pembe), kıllar (ya da tüyler) beyazdır. Gözlerin gözbebekleri pembe, ağ tabakadan yansıyan ışık kırmızıdır. Gözler ışığa duyarlıdır ve genellikle astigmattır. Akşınlık ender de olsa, zeka geriliği ya da bedensel gerilikle birlikte olabilir.

Çeşitleri
* Tam akşınlık, yaban hayvanlarında çok ender görülür; çünkü üretken yaşa kadar bu hayvanların çok azı hayatta kalabilir. Bütünüyle akşın yaban hayvanları, yırtıcılara karşı koruyucu renklerinden yoksundurlar; bu yüzden uzaktan kolayca görünürler.

* Kısmi akşınlık, çok daha az zararlıdır ve deride beyaz noktalar ya da kollarda beyaz perçemler halinde görülür. Bedenin yalnızca bazı alanlarında melanin pigment bulunmaması “vitiligo” diye adlandırılır.




Sonraki Sayfa » XML-Sitemap